
İddiaya göre DEÜ’de görev yapan Dr. Öğretim Üyesi T.Ş’nin, ders sırasında çekilmiş başörtülü fotoğrafı, aynı üniversitede görev yapan Prof. Dr. M.B. tarafından öğrencilerin de bulunduğu WhatsApp grubunda kadın akademisyene ve dini değerlere yönelik hakaret içerikli ifadelerle paylaşıldı.
Durumu öğrenen kadın akademisyen, avukatı Emrah Yolcu aracılığıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Soruşturmanın ilk aşamasında dosya, yaşananların idari nitelikte olduğu değerlendirilerek üniversiteye gönderildi. Üniversite yönetimi ise konunun görev kapsamında olmadığı gerekçesiyle dosyayı yeniden savcılığa iade etti.
Savcılık, “sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret” suçunun “ön ödeme” kapsamında kaldığı gerekçesiyle şüphelinin adli para cezasını yatırdığını belirterek, takipsizlik kararı verdi. Karara karşı yapılan itiraz ise İzmir Sulh Ceza Hakimliğince reddedildi.
Bunun üzerine T.Ş, avukatı Emrah Yolcu aracılığıyla İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine giderek 100 bin liralık tazminat davası açtı.
Avukat Yolcu, eylemin basit hakaret olarak değerlendirilemeyeceğini, “kamu görevlisine hakaret”, “dini değerleri alenen aşağılama”, “özel hayatın gizliliğinin ihlali”, “kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde yayılması” suçlarının da oluştuğu kanaatinde olduklarını belirtti.
Müvekkilinin dini inançları gereği başörtüsü taktığını, bundan dolayı hakarete maruz kaldığını ifade eden Yolcu, işlenen suçun “ön ödeme” kapsamında değerlendirilerek dosyanın kapatıldığını söyledi.
Yolcu, kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını ifade ederek, “Müvekkilimizin bir kadın olması ve başörtülü bir insan olarak bu tür hakaretlerle karşı karşıya kalıp, bunun karşılığında da kendisine hakaret eden, kendisinin fotoğrafını paylaşıp yaratıcımıza, Rabb’imize dahi varacak sözler söyleyen kişilerin cezalandırılmaması ve bu yönde hiçbir işlemin sonucunun alınmamış olması bizleri derin bir şekilde yaralıyor.” dedi.
“28 Şubat’ı hatırlatacak olayların olması bizleri üzmüştür”
Avukat Yolcu, şöyle konuştu:
“Bu ülke 28 Şubat’ta çok büyük değerleri kaybetti, çok büyük eksiklikler yaşadı. İnsanların eğitim öğretim hayatı kısıtlandı. İdealleri olan gençlerin idealleri alındı. 28 Şubatlar bir daha yaşanmasın diye son 25 yılda bu hususta devletimiz tüm adımları attı. İnsanların eğitim hayatı kısıtlanmasın diye gerekli her türlü adımı atmasına rağmen maalesef böyle 28 Şubat’ı hatırlatacak olayların olması bizleri üzmüştür. Bu konuda bir hukukçu olarak, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak üzerime düşen vazifeyi yapacağımı, mücadelemi devam ettireceğimi de belirtmek istiyorum. Bundan sonra hiçbir şey 28 Şubat dönemini geri getirmeyecektir.”

