
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla TBMM Şeref Holü’nde düzenlenen milletvekilleriyle iftar programında yaptığı konuşmada, bu ramazan ayında, önceki ramazan aylarında olduğu gibi dünyanın birçok yerinde mazlum ve mağdur Müslümanların fevkalade zor günler geçirdiğini, iftar sofralarında kan ve gözyaşının insanları umutsuz halde bırakan nice acıların yaşandığını dile getirdi.
“Başta Gazze olmak üzere, İran’daki sivil halk olmak üzere bu ramazan gününde baskı altında olan, zor bir şekilde ramazan iftarlarını açan bütün Müslümanlara Cenabıallah’ın imdat etmesini temenni ve niyaz ediyorum.” diyen Kurtulmuş, içinde bulunulan döneme işaret ederek, bu dönemde fevkalade büyük altüst oluşların yaşandığına dikkati çekti.
Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgenin de dünyadaki bütün altüst oluşların merkezinde yer aldığını ifade eden Kurtulmuş, “Türkiye olarak bizler de bölgemizde yaşanan bütün bu gelişmelerden ister istemez birinci derecede etkileniyoruz, bunların tesiri altında kalıyoruz. Ümit ederim ki Türkiye’nin barış ve istikrar vizyonu, bölge ülkelerimiz başta olmak üzere dünyada egemen olur ve Türkiye’nin ısrarla takip ettiği bu vizyon, bölgemizde de esenliğin sağlanmasına yardımcı olur.” ifadesini kullandı.
Yaşanılan bu dönemin “olağan dışı” olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Uluslararası terminolojinin artık ifade edemediği, tanımlayamadığı, ne olduğunu anlatamadığı, şimdiye kadar alıştığımız bütün terminolojinin de neredeyse hak ile yeksan olduğu bir dönemdir. Kural bazlı bir dünya sistemi yerine, artık kuralın tamamen ortadan kalktığı, sadece güçlülerin kural koyduğu ve güçlülerin, dilediklerini diledikleri gibi yaptıkları bir döneme girmiş oluyoruz. Açıkçası ifade etmek gerekirse herhalde yeni dönemin adı, ‘orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem’ demek gerekir. Onun için bu süre içerisinde bu bölgede Türkiye olarak çok uyanık, çok ciddi şekilde tedbirli olmak mecburiyetindeyiz, ayaklarımızı sağlam basmak durumundayız ve inşallah Türkiye olarak yaşanan bütün bu sıkıntılardan etkilenmeden yolumuza devam etmek durumundayız.
Hep söylediğimiz ‘güçlü ve büyük Türkiye’ hedefi, tam da böylesi günlere hazırlıklı olmak için var olması gereken bir hedeftir. Türkiye, güçlü olmak zorundadır, düne göre daha da güçlü olmak zorundadır. Bu güçten kasıt, sadece askeri ve savunma sanayi alanındaki güç değil, aynı zamanda ekonomik güç, siyasi güç ve toplumsal güçtür. İnşallah bütün bunları Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde hep birlikte Türkiye olarak gerçekleştireceğiz, huzur ve güvenlik iklimimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”
“Siyaset, diyalog kanallarını açık tutabilirse ortak bir noktada buluşabilir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlattığı Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda da TBMM’de fevkalade önemli bir adım attıklarını dile getiren Kurtulmuş, bu masanın etrafında bir kısmının yer aldığı siyasi partilerin bir araya gelerek Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu oluşturduğunu ifade etti.
Komisyonun, 6,5 ayı aşkın bir süre, son derece titiz, son derece açık ve şeffaf bir tartışma sürecinin sonunda ortak bir raporu hazırlayarak Türkiye ve dünya kamuoyuna sunduğunu ifade eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu rapor, tabi ki her şey değildir. Ancak bu komisyonun çalışmaları ve ortaya koyduğu rapor, Türkiye demokrasisi bakımından, Türkiye’de birlik, beraberlik ve kardeşlik ikliminin oluşması bakımından fevkalade ümitvar olmamızı gerektiren mühim bir adımdır. Bu kadar farklı siyasi parti bir araya gelmiş, kendi fikirlerini bir tarafa bırakmadan ortak bir vizyon etrafında birleşmiş ve Türkiye’nin milli dayanışmayla, kardeşlikle ve demokrasi standartları yükselerek yol alabileceğini ortaya koymuştur. Tabi ki bu rapor, nihayet değildir. Bu rapor, yol haritasıdır. Bu rapor sadece Türkiye’de terörün, şiddetin sona ermesi ve Türkiye’de tam manasıyla barışın sağlanması için neler yapılabileceğine ilişkin yol haritasıdır, ipuçlarıdır ve bizim önümüzde rehberlik eden bir metindir.
Ancak bu komisyonun ortaya koyduğu bu rapor, sonuçları kadar başka bir önemli konuyu da ortaya çıkarmaktadır. Siyaset, farklı fikirlere sahip olabilir. Ancak siyaset, diyalog kanallarını açık tutabilirse ortak bir noktada buluşabilir ve Türkiye’nin en zor sorunlarını bile çözebilecek bir iradeyi ortaya koyabilir. Herhalde burada bulunan herkes ittifak eder ki Cumhuriyetimizin ilk asrının en zor sorunu, bu sorundu. Bu sorun etrafında bir araya gelip ortak bir karar almayı başarabilmiş olan siyaset, diyalog zeminini açık tutarak, müzakere ederek, tartışarak Türkiye’nin daha nice zor sorunlarını Allah’ın izniyle çözecektir. Bu kararlılık içerisinde önümüzdeki dönemde birlik ve beraberliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı artırarak düşmanların Türkiye üzerinde hesap kurmalarına, bırakın bir hesap kurmayı, akıllarının ucundan bile geçirmelerine fırsat vermeyecek kadar iç kalemizi tahkim edecek, milli birliğimizi pekiştirecek ve aramızdaki dostluğu, kardeşliği kıyamete kadar sürdüreceğiz. Meclis, yapabilir olduğunu ortaya koymuştur. ‘Meclis çalışmıyor, eski fonksiyonlarını yerine getiremiyor’ zannedenlere de aslında bu rapor, fevkalade açık bir yol göstermiş ve Meclisin iradesinin, yani milli iradenin her konuda çözüm üretebileceğini ortaya koymuştur.”
“Türkiye’de artık kıyamete kadar silahlar susacak sadece kardeşlik dili konuşacaktır”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin fevkalade zor ve önemli sorunlarının bir kısmının daha durduğunu, bunun en başında Türkiye’nin yeni bir anayasaya kavuşmasının geldiğini vurgulayarak, “Böylesine önemli bir konuda adım atabilen Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeni, çağdaş, kapsayıcı, kuşatıcı, demokrat, insan haklarına saygılı ve demokratik standartları yüksek yeni bir anayasayı yapabilir, yapmalıdır ve bunun için de Türkiye Büyük Millet Meclisi görevlidir.” dedi.
Meclis İçtüzüğü, Siyasi Partiler Yasası ve seçim yasalarının demokratikleştirilmesi gibi önemli ödevlerin de TBMM’nin önünde durduğunu belirten Kurtulmuş, “Ümit ve temenni ediyorum ki inşallah kısa bir süre içerisinde bu konularda da olumlu adımlar atılarak 28. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi, tarihi sorumluluklarını yerine getirmiş olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Geçen sene bu iftar sofrasında merhum TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in de bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Allah rahmet eylesin. Türkiye’nin bu terör meselesini halletmesi, barış ve kardeşliğin sağlanması için tanıdığımız Sırrı Süreyya, hayatı boyunca hep mücadele etti, hep destek oldu. O günlerde bu konuyla ilgili de ilk konuşmalar, ilk görüşmeler yapılıyordu. Kendisinin bu sürece yapmış olduğu fevkalade olumlu katkıyı saygıyla anıyorum. Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah başlanmış olan bu yol tamamına erdirilecek ve Türkiye’de artık kıyamete kadar silahlar susacak, sadece kardeşlik ve kardeşlik dili konuşacaktır.” şeklinde konuştu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Duam ve temennim odur. Allah her birimizin kalplerine esenlikler versin, kalplerimize, ruhlarımıza dinginlikler versin, ailelerimize, hanelerimize huzur ve bereket versin, milletimize birlik, dirlik, kardeşlik versin. İslam alemine ve bütün mazlum milletlere de hep beraber güçlü bir şekilde huzur içerisinde yaşayacakları, insanca yaşayacakları bir dünyayı nasip etsin. Allah bizleri sevsin, bizleri sevdirsin ve kendisini de hakkıyla sevenlerden olmayı bizlere nasip etsin.”
