
Bakanlıktan yapılan açıklamada, böbreklerin hormonal ve temel işlevlerinde zamanla ortaya çıkan kalıcı kayıpların kronik böbrek hastalığı olarak tanımlandığı belirtildi.
Bu hastalığın artan görülme sıklığının, ciddi komplikasyonlara yol açabilmesi ve yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu aktarılan açıklamada, hastalığın ilerleyen dönemlerinde diyaliz veya böbrek nakli gibi tedavilere ihtiyaç duyulabildiği, bu sebeple erken tanının hastalığın tedavisinde büyük önem taşıdığı kaydedildi.
Araştırmalara göre Türkiye’de her 6-7 erişkinden birinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, dünya genelinde ise 850 milyondan fazla kişinin kronik böbrek hastalığından etkilendiği, her yıl 3 milyondan fazla kişinin bu hastalığa bağlı nedenlerle hayatını kaybettiği aktarıldı.
Türkiye genelinde diyaliz hizmetlerinin geniş sağlık altyapısıyla sunulmaya devam ettiği belirtilen açıklamada, şunlar paylaşıldı:
“Sağlık Bakanlığı, 598 devlet hastanesi ile eğitim ve araştırma hastanesinde vatandaşlara diyaliz tedavisi sağlamaktadır. Kamu tesislerinin dışındaki merkezlerle birlikte bu sayı 969’u bulurken, Türkiye genelinde 70 bini aşkın hasta diyaliz tedavisi görmektedir. Tüm sağlık tesislerindeki diyaliz hizmetleri geri ödeme kapsamındadır. Kronik böbrek hastalığına en sık yol açan nedenler arasında obezite, diyabet ve hipertansiyon yer almaktadır. Bu nedenle söz konusu hastalıkların erken teşhisi, tedavisi ve kontrol altına alınması böbrek hastalıklarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır.”
“Erken tanı ve düzenli takip böbrek hastalıklarının ilerlemesini önleyebilir”
Böbrek hastalıklarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için erken tanının hayati önem taşıdığı vurgulanan açıklamada, tarama testleri sayesinde böbrek rahatsızlıklarının erken dönemde tespit edilebildiği ve hastalığın ilerlemesinin önlenebildiği kaydedildi.
Kronik hastalıkların erken teşhisi ve düzenli takibi amacıyla Sağlık Bakanlığınca Hastalık Yönetimi Platformu (HYP) uygulamasının hayata geçirildiği aktarılan açıklamada, “Bu kapsamda aile hekimleri, hipertansiyon, diyabet, obezite ve kardiyovasküler risk açısından bireylerin risk durumlarını değerlendirmekte, düzenli olarak takip etmekte, gerekli durumlarda üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirme yapmaktadır.” ifadesi kullanıldı.
Böbrek hastalıklarının önlenmesi için bireylerin düzenli sağlık taramalarını yaptırmaları, yeterli su tüketmeleri, sağlıklı beslenmeleri, fiziksel olarak aktif olmaları ve sigara ile alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmaları gerektiği de belirtildi.
