İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Küresel enerji dönüşümü güvenlik ekseninde yeniden şekilleniyor

Küresel enerji dönüşümü güvenlik ekseninde yeniden şekilleniyor

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması sonucu oluşan arz kesintisi riski ham petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine yükseltti. Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana dizel, jet yakıtı ve sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) gibi rafine ürünlerde ise daha sert fiyat artışları görüldü.

Bu süreçte, artan fiyatların hane halkları, işletmeler ve genel ekonomi üzerindeki olası etkilerine yönelik endişeler güçlendi ve hükümetler ile yatırımcıları enerji dönüşümünü hızlandırarak enerji tedarikini güvence altına almak ve dışa bağımlılığı azaltmak için harekete geçirdi. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla küresel arzda oluşan enerji riski, şebeke, depolama ve verimlilik yatırımlarının önemini artırdı.

Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi Araştırma Görevlisi Tatiana Mitrova, Orta Doğu’daki son krizin enerji dönüşümü sürecini tersine çevirmediğini ancak bu dönüşümün mantığını değiştirdiğini söyledi.

Mitrova, enerji dönüşümünün sadece iklim hedeflerini takip eden bir yol haritası olmaktan çıkıp “güvenli geçiş” stratejisine evrildiğini belirterek, “Bu süreç, endüstriyel rekabet gücünü korurken ithal hidrokarbonlara, kırılgan deniz taşımacılığı güzergahlarına ve dış baskılara olan bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor. Bu anlamda kriz, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, depolama ve şebekeler lehine stratejik gerekçeleri güçlendiriyor ancak aynı zamanda geçişi daha maliyetli, siyasi açıdan tartışmalı ve dengesiz hale getiriyor.” diye konuştu.

Dayanıklılık, yedeklilik ve altyapıya güçlü bir vurgu yapıldığını aktaran Mitrova, “Avrupa, Rus boru hatlarına olan bağımlılıktan ziyade sıvılaştırılmış doğal gaza (LNG) dayalı bir sisteme yöneldi ancak istenen enerji egemenliği sağlanmadı. Bunun yerine deniz taşımacılığına bağımlılık, nakliye riski, sigorta maliyetleri ve kargolar için Asya ile rekabet gibi yeni bir bağımlılık yapısı ortaya çıktı.” değerlendirmesinde bulundu.

Mitrova, ilerleyen süreçte enerji sisteminin dayanıklılığını artırmaya öncelik verileceğine işaret ederek, “Muhtemel politika tepkisi, enerji dönüşümünden geri adım atmak yerine, şebekeler, depolama, enterkonneksiyonlar, verimlilik ve esnek talebe daha fazla destek sağlamak olacaktır.” dedi.

Hürmüz gibi stratejik geçitlerin öneminin yalnızca taşınan petrol ya da LNG miktarından ibaret olmadığını ve bu tür gelişmelerin uzun vadeli planlamayı da yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Mitrova, şöyle devam etti:

“Büyük bir transit güzergahının savunmasız olduğu ortaya çıktığında, altyapı ve ulaşım sistemleri en az tedarik kaynaklarının kendisi kadar önemli hale geliyor. Anlık şokların geçici olduğu anlaşılsa bile, oluşan savunmasızlık hafızası kalıcılığını koruyor. Bu durum, temel risk primlerini artırırken çeşitlendirme ihtiyacını güçlendiriyor ve hükümetler ile yatırımcıları daha korunaklı, esnek ve yurt içi temelli bir enerji sistemine yönlendiriyor.”

Enerji dönüşümü daha seçici hale geliyor

Mitrova, enerji dönüşümünün jeopolitik gelişmelerle daha seçici bir yapı kazandığını ifade ederek, geçişin hangi alanlarının hızlanıp hangilerinin yavaşlayabileceğine bakıldığında, güneş enerjisi, depolama, esneklik ve verimliliğin, özellikle ithal yakıt bağımlılığını azaltabildikleri ölçüde stratejik önem kazandığını söyledi.

Elektrik şebekeleri ve ülkeler arası enterkoneksiyonların önemine de dikkati çeken Mitrova, şunları kaydetti:

“Şebekeler ve enterkonneksiyonlar da daha kritik hale geliyor çünkü bunlar olmadan enerji dönüşümü gerçek anlamda dayanıklılık sağlayamıyor. Buna karşılık, savaş kaynaklı enflasyon, sıkılaşan finansman koşulları ve genişleyen risk primlerinin kurulum maliyetlerini artırması, bazı sermaye yoğun alanlarda gecikmelere yol açabiliyor. Dolayısıyla asıl değişim, dönüşümün basit bir şekilde durması ya da hızlanması değil, daha seçici hale gelmesidir. Egemenliği ve sistem dayanıklılığını artıran teknolojiler öncelik kazanıyor.”

Küresel enerji dönüşümü güvenlik ekseninde yeniden şekilleniyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Giriş Yap

deebi.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Ücretsiz İlan Verin!

Ücretsiz İlan Ver

İlginizi çeken ilanları keşfedin, ilanınızı ücretsiz ekleyin. Dilediğiniz kadar ilan verebilirsiniz. Tamamen ücretsizdir.

Şimdi İlan Ver