İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
17 Şubat 2026, Sal
featured
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. El Halilde yeni eşik: İşgalci İsrail Batı Şeriada ilhaka hazırlanıyor

El Halilde yeni eşik: İşgalci İsrail Batı Şeriada ilhaka hazırlanıyor

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Soykırımcı İsrail 1967 yılından bu yana fiili işgal altında tuttuğu Batı Şeria’yı ilhak etmek için uzun bir süredir çalışma yapıyor. Son yıllarda Tel Aviv yönetimi, sahadaki fiili durumu adım adım hukuki ve idari zemine taşıyor. Geçtiğimiz günlerde alınan son kararlar da bu sürecin yeni bir eşiğe geldiğini gösteriyor.

İşgalci İsrail hükümeti, El Halil’de planlama ve ruhsat yetkilerini Filistin belediyesinden alarak İsrail sivil idaresine devreden, yerleşimcilerin arazi edinimini kolaylaştıran ve kentin bazı alanlarında paralel bir idari yapı kurulmasının önünü açan düzenlemeleri onayladı. Bu adım, Filistin tarafınca açık şekilde “fiili ilhak” olarak tanımlanıyor.

Şehrin kalbine gömülmüş kontrol noktaları, kapatılmış caddeler, “geçilir-geçilmez” çizgileri… Bir Filistinli için zaman çoğu kez saatle değil bariyerle ölçülür. Dükkâna varmak, okula ulaşmak, hastayı hastaneye yetiştirmek… hepsi bir izin düzeninin içinden geçiyor. İşgalci İsrail’in Şubat 2026’da aldığı kararlar ise bu günlük baskıyı yalnızca sürdürmekle kalmıyor, onu kurumsallaştırıp kalıcılaştıran yeni bir safhaya taşıyor.

El Halil’de yeni eşik: İşgalci İsrail Batı Şeria’da ilhaka hazırlanıyor

Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in “Batı Şeria’da egemenliği derinleştiriyoruz” sözleri ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in yerleşim politikalarını savunan sert açıklamaları, kararların teknik değil ideolojik bir yön taşıdığını ortaya koyuyor. İsrail iç siyasetinde ilhak yanlısı kanadın etkisi artık gizlenmiyor.

Bu kararlar, işgalci Yahudi yerleşimciler lehine arazi tescilinden ruhsat yetkilerinin devrine, Filistin belediyelerine ait alanların İsrail sivil idaresine aktarılmasına kadar geniş bir alanı kapsıyor.

İşgalci Yahudi yerleşimci adacıkları: El Halil neden kritik?

El Halil’de yerleşimci varlığı, çoğu Batı Şeria kentindeki gibi “dışarıda” değil, şehrin içindedir. Normalde bir şehirde güvenlik düzeni halkın hayatını korumak için kurulur. El Halil’de güvenlik düzeni, şehir merkezindeki küçük bir yerleşimci kümelenmesini korumak adına on binlerce Filistinlinin hayatını daraltan bir sisteme dönüşmüş durumda.

1994’te Harem-i İbrahim çevresinde yaşanan katliamın ardından şehirde güvenlik mimarisi sertleşti. 1997’deki Hebron Protokolü ile El Halil fiilen iki idareye bölündü. O günden beri şehir, “iki ayrı hayatın” aynı sokakta yan yana ama birbirine kapalı yaşadığı bir mekâna dönüştü.

İşte, işgalci İsrail’in attığı adımların tehlikesi bu noktada büyüyor. El Halil’de “istisna” diye işletilen düzen, Batı Şeria’nın geneline yayılabilecek bir modele evriliyor.

Batı Şeria 1967'den beri fiili olarak İsrail işgali altında. Fotoğraf: AA[Batı Şeria 1967’den beri fiili olarak İsrail işgali altında. Fotoğraf: AA]

Yeni hamle neyi değiştiriyor: Belediye, ruhsat, mülkiyet

Şubat 2026 kararlarının omurgası, yönetim ve mülkiyet başlıklarında toplanıyor. El Halil’de Filistin belediyesinin elindeki planlama ve ruhsat süreçlerinin budanması, yerleşimcilerin ayrı bir idari yapıyla güçlendirilmesi, kentin kaderinin Filistinli yerel otoriteden alınarak İsrail sivil yönetimi içine çekilmesi…

Böylece El Halil’in “idari” damarına müdahale edilerek şehir, adım adım İsrail düzenine eklemleniyor.

Bu tür kararların sahadaki karşılığı şudur: Bir Filistinli evini onarmak istediğinde “ruhsat” duvarına çarpıyor, bir mahalle genişlemek istediğinde planlama duvarıyla karşılaşıyor, bir arazinin tasarrufu tartışmalı hale geldiğinde “tescil” ile uğraşmak zorunda kalıyor. Kağıt üstünde teknik görünen süreçler, işgal şartlarında hayatın damarlarını kesen araçlara dönüşüyor.

Bu tabloyu büyüten ikinci halka da Batı Şeria genelindeki “arazi kayıt/tescil” adımı. Kabine kararıyla, 1967’den beri ilk kez kapsamlı bir arazi tescil süreci başlatıldı. Bu Filistinliler tarafından “fiili ilhak” olarak görülüyor. İsrail’deki yerleşim karşıtı izleme grupları da sürecin Batı Şeria’nın çok büyük bir bölümünde mülksüzleştirmeyi hızlandırabileceği uyarısında bulunuyor.

“Fiili egemenlik” dili: Adım adım ilhak

Son dönemde yaşananların en kritik kısmını İsrail’de bazı bakanlar açık açık dile getiriyor. Örneğin Enerji Bakanı Eli Cohen, alınan adımları açıkça “de facto fiili egemenlik” diye niteliyor ve bunun Filistin devleti ihtimalini ortadan kaldırdığını söylüyor. Bu söylem, kararların “güvenlik” ya da “düzenleme” değil, doğrudan siyasi hedef taşıdığını gösteriyor. Batı Şeria’yı, Filistinlilerin geleceğinde pazarlık konusu olmaktan çıkarıp İsrail düzeninin kalıcı parçası haline getirmek.

Aşırı sağcı Maliye bakanı Smotrich çizgisinin yıllardır savunduğu “devrim” burada görülüyor. Önce yerleşimciye alan aç, idari yetkiyi devret, mülkiyeti tartışmalı hale getir, en sonunda da “zaten fiilen bizim” diyerek siyasi gerçeğe dönüştür.

El Halil bu zincirin en görünür halkası. Zira burada işgalin dili, resmi açıklamalar kadar sokakta da okunuyor.

Yahudi yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria’nın her noktasında Filistinlilere saldılar düzenliyor. Fotoğraf: AA[Yahudi yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria’nın her noktasında Filistinlilere saldılar düzenliyor. Fotoğraf: AA]

Yerleşimci şiddeti: Vahşilik ve cezasızlık iklimi

Batı Şeria’da yerleşimci şiddeti, işgal düzenini tamamlayan bir unsur gibi işliyor. Köylere baskınlar, tarım alanlarına saldırılar, araç yakmalar, korkutma, tehdit… Bu şiddet çoğu zaman “münferit” diye sunulsa da, sahadaki etki münferit değil, toplulukları göçe zorluyor, köyleri nefessiz bırakıyor, tarımı çökertiyor ve insanları “burada kalmanın maliyeti”yle baş başa bırakıyor.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin 2026 başındaki güncellemeleri, yerleşimci şiddeti ile yerinden edilme ve erişim kısıtlarının insani etkilerini birlikte ele alıyor. Tablo, baskının sadece güvenlik alanıyla sınırlı olmadığını, doğrudan sivil hayatı hedef alacak şekilde genişlediğini gösteriyor. El Halil ve çevresi bu iklimin en keskin hissedildiği yerlerden biri. Çünkü şehir içindeki yerleşimci varlığı, şiddetin gündelik gerilimini sürekli canlı tutuyor.

Asıl amaç: Batı Şeria’yı pazarlık konusu olmaktan çıkarmak

İşgalci İsrail’in asıl amacının, Batı Şeria’yı bir gün “müzakere masasında” konuşulacak bir statü meselesi olmaktan çıkarmak olduğu biliniyor. El Halil’de belediye ve planlama damarına girilen yer, Batı Şeria’nın geleceğinde “Filistin yönetimi”nin kurumsal varlığını budayan yerdir. Arazi tesciliyle mülkiyet zemini sarsılan yer, Filistinlilerin toprakla bağının resmiyette de koparıldığı yerdir. “Fiili egemenlik” söylemiyle perde aralanan yer ise niyetin artık saklanmadığı yerdir.

El Halil’de olan biten her şey esasında Batı Şeria’nın geleceğinin habercisi niteliğinde. İsrail’in niyeti çok açık. Bugün bir şehirde paralel idare kur, yarın başka bir şehirde tescili hızlandırır, ertesi gün “zaten fiilen böyleydi” de. Konunun ana unsuru da burada: Uzmanlara göre, ilhak bir gün ilan edilen bir karar anlamına gelmez, aksine yıllar içinde adım adım işletilen bir rejimdir.. Geçtiğimiz günlerde alınan kararlar da bu rejimin yeni bir eşiğini temsil ediyor.

El Halilde yeni eşik: İşgalci İsrail Batı Şeriada ilhaka hazırlanıyor
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

deebi.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin