
Her yıl 5 Nisan’da çeşitli etkinliklerin düzenlendiği “Filistin Çocuk Günü”, 1995 yılında Filistin’in efsanevi lideri Yasir Arafat tarafından, çocukların İsrail işgali altında karşı karşıya kaldığı hak ihlallerine tepki olarak ilan edilmişti.
Dünyanın dört bir yanındaki çocuklar her sabah okula gitmek için çantalarını hazırlarken, Gazze’deki çocuklar büyük patlamaların sesiyle uyanıyor, ölüm ve yıkım manzaralarıyla karşılaşıyor. Gazze’deki on binlerce çocuk, annesini, babasını ya da her ikisini kaybederek öksüz kalıyor.
İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze’ye başlattığı saldırılar nedeniyle özellikle çocuklar zor şartlar altında yaşamaya mahkum edildi. Filistin’deki resmi raporlara göre, devam eden soykırımda hayatını kaybedenlerin yüzde 60’ından fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor.
İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım, anne karnındaki fetüslerden, prematüre bebeklere ve 18 yaş altı tüm çocuklara kadar her yaş grubunu hedef aldı.
Filistin İstatistik Kurumunun, Filistin Çocuk Günü arifesinde yayımladığı rapora göre, soykırımın başladığı tarihten bu yana Gazze’de yaklaşık 17 bin 954 çocuk öldürüldü.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ise 1 Nisan’daki açıklamasında, İsrail’in 18 Mart’ta ateşkesi bozarak saldırılara yeniden başlamasından bu yana 322 çocuğun öldürüldüğünü, 609’unun da yaralandığını belirtti.
UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, ateşkesin bozulmasının ardından çocukların yeniden ölümcül şiddet sarmalına itilmiş olduğuna dikkati çekerek tüm taraflara uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirme çağrısında bulundu.
Prematüre bebekler katledildi
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun 10 Kasım 2023’te, Gazze’nin batısındaki Nasır Çocuk Hastanesi’ne baskın düzenleyerek sağlık ekiplerini yoğun ateş altında hastaneyi terk etmeye zorladığını açıklamıştı.
Bakanlık, İsrail askerlerinin, prematüre bebeklerin tahliyesini reddetmesi sonucu 5 bebeğin hayatını kaybettiği bilgisine yer vermişti.
İsrail ordusunun Gazze’deki Nasır Mahallesi’nden çekilmesinin ardından 5 prematüre bebeğin cesetleri hastane kuvözlerinde ve yataklarında çürümüş halde bulundu.
Ordunun müdahalesi, bebeklerin hayatta kalabilmesi için gereken tedaviye erişimlerini engelledi.
Bir yaşından küçük 876 bebek öldürüldü
Filistin Merkezi İstatistik Kurumunun açıklamasına göre İsrail ordusu, yaklaşık 274 bebeği katletti. Açıklamada, bu bebeklerin “İsrail bombardımanı altında doğup, aynı bombardımanda öldürüldükleri” aktarıldı.
Kurum ayrıca, İsrail’in saldırılarında bir yaşından küçük toplam 876 çocuğun hayatını kaybettiğini belirtti.
Çocuklar en temel haklarından mahrum bırakıldı
İsrail, aralarında çocukların da bulunduğu Filistinlileri barınma, yiyecek ve içecek gibi en temel haklarından mahrum bıraktı; onlara temel yardım ile hayati malzemelerin ulaşmasını da engelledi.
Uluslararası uyarılara rağmen, İsrail “öldürme, yardımların girişini engelleme ve aç bırakma” politikasını Filistinlilere karşı bir silah olarak kullanmaya devam ediyor.
Filistin Merkezi İstatistik Kurumu, İsrail’in uyguladığı aç bırakma politikası ve sistematik yetersiz beslenme nedeniyle 52 çocuğun hayatını kaybettiğini bildirdi.
Gazze’deki Filistin hükümetinin Medya Ofisi ise 23 Mart’ta yaptığı açıklamada, 3 bin 500 çocuğun yetersiz beslenme, gıda eksikliği ve açlık nedeniyle ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.
İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki evlerin çoğunu yıkması, ardından çadır ile konteyner girişini engellemesi sonucu, çocuklar barınma haklarından da mahrum kaldı.
Bu durum, kötü durumdaki çadırlarda 17 çocuğun aşırı soğuk nedeniyle hayatını kaybetmesine yol açtı. Ayrıca çocuklar, ateşkes sürecinde kısa süreliğine erişebildikleri eğitim haklarından da tekrar mahrum bırakıldılar.
Uzuvları ampute edilen yüzlerce çocuk
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, Aralık 2024’te Gazze’de “bir engellilik salgını” yaşandığını söyledi.
Lazzarini, o dönem sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda, “Gazze şu anda, nüfusa oranla dünyada çocuklar arasında en yüksek uzuv kaybı oranına sahip. Birçoğu uzuvlarını kaybetti ve anestezi olmadan ameliyat edilmek zorunda kaldı.” ifadelerini kullandı.
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi ise 23 Mart tarihli açıklamasında, İsrail’in soykırımı sonucunda 4 bin 700 Filistinlinin uzuvlarının ampute edildiğini, bunların yüzde 18’inin çocuklar olduğunu belirtti.
Yetim kalan binlerce çocuk
Filistin Merkezi İstatistik Kurumu, yaptığı açıklamada ayrıca Gazze’de 39 bin 384 çocuğun ebeveynlerinden birini ya da her ikisini kaybettiğini bildirdi.
Bu çocukların yaklaşık 17 bini her iki ebeveynini de kaybederek hiçbir destek veya koruma olmadan acımasız hayatla baş başa kaldı.
Açıklamada, “Bu çocuklar trajik koşullarda yaşıyor, birçoğu yırtık çadırlara ya da yıkılmış evlere sığınmak zorunda kaldı. Sosyal destek ve psikolojik yardım neredeyse hiç yok.” ifadeleri kullanıldı.
Psikolojik baskı
UNICEF, 16 Mart’ta Filistin’deki çocukların “çok endişe verici” bir durumda olduklarını ve “büyük bir korku ve endişe içinde” yaşadıklarını, ayrıca insani yardımlardan ve korumadan mahrum olmanın zorluklarını çektiklerini açıkladı.
BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, 24 Ocak’ta yaptığı açıklamada, “Gazze’de bir milyon çocuk, soykırımdan kaynaklanan depresyon ve endişe düşünceleri nedeniyle psikolojik ve sosyal desteğe ihtiyaç duyuyor.” dedi.
Fletcher, BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, “Gazze’de 18 ay boyunca, çocuklar öldü, aç bırakıldı ve soğuktan öldü.” dedi.
Ayrıca Gazze’deki çocukların okullarını ve eğitimlerini kaybettiklerini, kronik hastalığı olan çocukların ise ihtiyaç duydukları bakımı almakta zorluk yaşadıklarını aktardı.
Fletcher, “UNICEF’e göre, bir milyon çocuk depresyon ve kaygı düşünceleri nedeniyle psikolojik ve sosyal desteğe ihtiyaç duyuyor. Bir nesil tam anlamıyla psikolojik travma yaşadı.” ifadelerini kullandı.
deebi.net | Hayatın içinde…