
İsrail devlet televizyonu KAN, Tel Aviv yönetiminin son bölgesel gelişmelere bakarak “İran’a muhtemel ABD saldırısına” ilişkin değerlendirme yaptığını bildirdi.
Haberde, son 24 saat içerisinde “saldırının habercisi” olarak değerlendirilen bir dizi işaret ve eylemin meydana geldiğine işaret edildi.
ABD’nin İsrail’deki diplomatlarının ülkeden çıkışı çağrısı yapması ve diğer Batı ülkelerinin büyükelçiliklerinin yaptığı acil durum çağrılarının bu işaretlerden olduğu belirtilen haberde, İsrail’in ABD’den erken bir güncelleme alındığında, bu güncellemeyi halka da açıklayacağı kaydedildi.
Haberde, ABD Başkanı Trump’ın İran’a müzakerelerin başarıya ulaşması için tanıdığı son tarihin 1 Mart Pazar günü olduğu, buna karşın teknik görüşmelerin 2 Mart Pazartesi günü Viyana’da yapılmasının planlandığı hatırlatıldı.
KAN’ın haberine göre, İsrail savunma yetkilileri, herhangi bir olayın geniş çaplı bir çatışmayı tetikleyebileceği, hassas bir dönemden geçildiğini belirtti.
Bu değerlendirme kapsamında, İsrail ordusu hava savunma sistemlerinin alarm seviyesini yükseltti, yerel yetkililere eğitim verilmesi, roket ve füze saldırı senaryolarına yönelik temel altyapının hazırlanması dahil olmak üzere iç cephede acil durum prosedürlerini sıkılaştırdı.
Siyasi çevreler, İsrail’in savaş istemediğini iddia ederken “İran veya vekillerinden” doğrudan bir saldırı olması durumunda güç kullanmaya hazır olduğunu vurguladı.
Güvenlik kaynakları, askeri hazırlıkların yanı sıra, durumun daha da kötüleşmesini önlemek için diplomatik çabaların da sürdüğünü, ancak durumun tüm bölgede “bıçak sırtı” olduğunu belirtti.
İsrail, İran’ın nükleer programı ve balistik füze programının sonlandırılması ile Tahran yönetiminin bölgedeki “vekillerine” desteğinin kesilmesi gerektiğini savunuyor.
İran ile müzakereler sürerken ABD, Orta Doğu’daki askeri varlığını hızlı bir şekilde artırma yoluna gidiyor.
