
Osmanlı döneminde, Avrupa’da buhar gücünün demir yollarında kullanılmaya başlanmasından 26 yıl sonra 1856’da demir raylarla tanışıldı. Türk demir yolu serüveni, bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla 169 yıl önce 130 kilometrelik İzmir-Aydın hattının temelinin atılmasıyla başladı.
Osmanlı döneminde toplam 8 bin 619 kilometre demir yolu yapılırken, bunun 4 bin 136 kilometrelik kısmı bugünkü sınırlar içinde kaldı. Bu hatlarda saatte yaklaşık 40 kilometre hıza çıkabilen buharlı trenler hizmet veriyordu. Daha sonra bunların yerini ortalama 60 kilometre hız yapabilen konvansiyonel trenler aldı.
Demir ağların “altın çağı”
Cumhuriyet’in ilk yıllarında demir yolu yatırımlarına verilen önem, “Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan” dizeleriyle Onuncu Yıl Marşı’na da yansıdı. Bu dönem Türk demir yolları tarihinde “altın çağ” olarak nitelendirildi. 2. Dünya Savaşı’na kadar büyük bir hızla sürdürülen demir yolu yapımı, savaş nedeniyle 1940’lardan sonra yavaşladı.
1923-1950 yıllarında 3 bin 764 kilometrelik demir yolu yapıldı. Türkiye’de 1950 sonrasında ise kara yolu yatırımları hız kazandı. Bu politikanın sonucu olarak 1951-2003 döneminde yıllık ortalama sadece 18 kilometre demir yolu yapılabildi.
Türkiye hızlı tren ağlarıyla donatılıyor
Demir yollarında 2003 sonrası yeni bir döneme girildi. Ankara merkez olmak üzere İstanbul-Ankara-Sivas, Ankara-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa-İzmir, Ankara-Konya koridorlarını kapsayan çekirdek yüksek hızlı demir yolu ağının oluşturulması öncelikli hedef olarak belirlendi.
Yüksek hızlı ve konvansiyonel yol yapımının yanı sıra Cumhuriyet öncesi ve sonrasında yapılan demir yollarında ana hatların tamamı yenilendi.
Yollar yenilenirken çevre dostu elektrikli ve hat kapasitesini artıran sinyalli hatlara dönüştürülmesine de ağırlık verildi. 2002’de 2 bin 505 kilometre olan sinyalli hatlar yüzde 221 artışla 8 bin 46 kilometreye, 2 bin 122 kilometre olan elektrikli hatlar yüzde 243 artışla 7 bin 274 kilometreye ulaştı.
Türkiye, projelerin hayata geçirilmesi sonucu hızlı trenlerle de bu dönemde tanıştı. İlk YHT, 2009’da Ankara-Eskişehir hattında hizmete alındı. Saatte 250 kilometrelik hızla işletilmeye başlanan hatta, seyahat süresi 1 saat 30 dakikaya düştü.
YHT’ler daha sonra Ankara-Konya, Ankara-İstanbul (Pendik) ve İstanbul-Konya, Ankara-Sivas hatlarında da hizmet vermeye başladı.
Türkiye’nin dört bir yanı, hızlı tren (HT) ve YHT hatlarıyla birbirine bağlandı. Şu ana kadar 2 bin 251 kilometre YHT hattının yapımı tamamlandı, 3 bin 776 kilometrelik kesimde ise YHT ve HT hattının inşası devam ediyor.
Ülkenin dört bir yanı demir ağlarla örülürken TCDD’nin kent içi toplu taşımacılığında raylı sistemin geliştirilmesi için yerel yönetimlerle işbirliği yapmasıyla önemli projeler de hayata geçirildi.
İstanbul’un ulaşım sorunu açısından önemli projelerden Marmaray ile Asya-Avrupa kıtaları denizin altından modern demir yolu sistemiyle birbirine bağlandı.
Marmaray Boğaz Tüp Geçişi ve Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu hatlarının ardından Gebze-Halkalı banliyö hatlarının da hizmete girmesiyle Pekin’den Londra’ya kadar kesintisiz demir yolu ulaşımı mümkün hale geldi.
Ankara’da BAŞKENTRAY, İzmir’de İZBAN ve Gaziantep’te GAZİRAY hizmet vermeye başladı.
Yerli ve milli üretimle AR-GE’ye büyük önem veriliyor
Söz konusu demir yolu projeleri uygulamaya alınırken aynı zamanda yerli ve milli üretim ile AR-GE çalışmalarına da büyük önem veriliyor.
Yerlilik oranı lokomotiflerde yüzde 51’in, vagon üretiminde ve demir yolu yapımlarında da yüzde 90’ın üstüne çıktı.
Bu haber ile ilgili düşünceleriniz nedir?
Yorumlarda paylaşabilirsiniz.