İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Rafinerilerdeki esneklik Türkiye’yi tek kaynağa bağımlılıktan kurtarıyor

Rafinerilerdeki esneklik Türkiye’yi tek kaynağa bağımlılıktan kurtarıyor

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DEİK Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Acar, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) standartlarına uygun 90 günlük petrol stoklama hedefi ile Silivri ve Tuz Gölü depolama tesislerinin, olası arz kesintilerinde kritik birer emniyet sibobu işlevi gördüğünü söyledi.

Yerli rafinerilerin sahip olduğu ham madde esnekliği sayesinde, farklı menşeli ham petrolleri işleyebilme kabiliyetinin Türkiye’yi belirli bir kaynağa mahkum olmaktan kurtardığını ifade eden Acar, “Basra bağımlılığını dengelemek adına Irak-Türkiye (Kerkük-Ceyhan) hattının tam kapasiteyle günlük 1,5 milyon varil seviyesinde bir jeopolitik koruma aracı olarak kullanılması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Ceyhan, sadece bir çıkış noktası değil, farklı menşeli petrollerin harmanlandığı çok kaynaklı bir ticaret merkezi olma yolundadır.” diye konuştu.

Acar, Hürmüz’e bağımlı Katar gazı yerine ABD, Cezayir ve Nijerya menşeli spot LNG alımlarının portföydeki payını yüzde 40’lara çıkararak arz güvenliğini tahkim ettiklerini vurguladı.

Brent petrol fiyatlarındaki artışların Türkiye’de üretim maliyetleri ve enflasyon üzerinde ikincil etkiler oluşturmasının kaçınılmaz olduğunu kaydeden Acar, Hürmüz ve Babu’l Mendeb boğazlarındaki tıkanıklıkların küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 40’ını riske attığını belirtti.

Acar, Türkiye’nin süreci stratejik bir tampon mekanizmasıyla yönettiğini ifade etti.

Türkiye’nin pozisyonunun bölgedeki krizleri sadece yöneten değil, aynı zamanda bu krizlerin maliyetini optimize eden bir risk yöneticisi devlet karakterine işaret ettiğini vurgulayan Acar, “Kasr-ı Şirin Anlaşması’ndan gelen diplomatik mirasımız ve NATO’nun stratejik kanat gücü olma özelliğimiz, bizi Batı ile İran arasında rasyonel bir diyalog kurabilen güvenilir bir aktör konumuna getiriyor.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, bölgede düzenleyici ve dengeleyici güç”

Acar, Türkiye’nin rolünün uluslararası yaptırımlarla uyumlu bir ticaret koridoru disiplini içinde ekonomik dengeyi sürdürmek olduğunu, yerel para birimleriyle ticaret ve takas anlaşmalarının bölgenin enerji dengesini korumak adına önemli araçlar olduğunu belirtti.

Türkiye’nin bu süreçteki tutumunun Avrupa’nın enerji güvenliği için vazgeçilmez bir oyuncu konumunu pekiştirdiğini ifade eden Acar, “Bu durum, Batı ile olan ticari ve siyasi müzakerelerimizde elimizi güçlendiren bir kaldıraçtır. Türkiye, bölgedeki ekonomik ekosistemin sadece bir parçası değil; düzenleyici ve dengeleyici gücüdür.” dedi.

Acar, Hürmüz’deki riskin kalıcılaşmasının küresel ticaretin rotasını Kuzey’e ve Batı’ya kaydırarak jeoekonomik yeniden konumlanma sürecini tetikleyebileceğini, bu senaryoda iki ana eksenin Türkiye’yi merkeze aldığını vurguladı.

Çin ve Orta Asya yüklerinin Hürmüz veya Süveyş riskine girmeden Avrupa’ya ulaşmasında en güvenli seçeneğin Türkiye olduğunu vurgulayan Acar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yıllık 1 milyon konteyner taşıma kapasitesinin 5-10 milyon bandına çıkarılması hedefleniyor. Bu, deniz yoluna göre sağlanan 15 günlük zaman avantajını devasa bir ekonomik hacme dönüştürecek. Hazar geçişi ve Gürcistan altyapısındaki darboğazların aşılması bu fırsatın hayata geçirilmesi için şarttır. Irak üzerinden uzanan Kalkınma Yolu Projesi’ni sadece bir lojistik hat değil, bir endüstriyel koridor olarak tanımlıyoruz. Bu hat, Körfez sermayesini güvenli şekilde Akdeniz’e bağlayan en rasyonel çıkış yolu olarak milyar dolarlık yeni yatırımları ülkemize çekecek. İstanbul Finans Merkezi ile entegre olacak enerji borsası vizyonumuzla Türkiye, enerjide sadece bir köprü değil, bir fiyat belirleyici olma potansiyeline sahip. Türkiye, bu stratejik dönüşümle birlikte bölgesel operasyon merkezi rolünü kalıcı bir ekonomik liderliğe dönüştürecek.”

Rafinerilerdeki esneklik Türkiye’yi tek kaynağa bağımlılıktan kurtarıyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Giriş Yap

deebi.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Ücretsiz İlan Verin!

Ücretsiz İlan Ver

İlginizi çeken ilanları keşfedin, ilanınızı ücretsiz ekleyin. Dilediğiniz kadar ilan verebilirsiniz. Tamamen ücretsizdir.

Şimdi İlan Ver